MOLA

“Dünya kurulalı böyle celî bir besmele yazılmamıştır”

“Arif Efendi esasen bu yolda fıtrî bir zevk sahibi idi. Tab‘ındaki incelik ve zarafet onun yüksek bir sanatkar olmasında mühim amil olmuştur. Nesih ve sülüsde gösterdiği kudret onu birinci sınıf hattatlar mertebesine yükseltmiştir.

Bir çok eserler vücuda getirmiştir. Kıymetli nefis levhaları, hilyeleri meşhurdur. Yazdığı Delâil-i Şerif’lerin bir danesini Medine’deki kütüphaneye vakfetmiş, birini de Mısırlı prens Hüseyin Kâmil Paşa’ya yazmıştır. Üstad Elmalılı Hamdı Efendi’nin ifadesine göre, bu nefis eser için Hüseyin Paşa Ârif Efendiye iki yüz İngiliz lirası daha vermiş. Bu yüksek kadirşinaslıktan Ârif Efendi çok mütehassis olmuş.

Şehzade Camî-i şerifinin Vefa kapısı üzerindeki besmele-i şerife de merhumun kıymetdar bir eseridir. Bu besmele-i şerifenin aslı, merhumun diğer bazı yazılarile birlikte, Güzel Sanatlar Akademisi yazı müzesindedir. Bu yazı, hat üstadları arasında çok mergub bir bediai sanattır. Üstad Necmüddin Okyay diyor: ‘Sami Efendi, bu besmele-i şerife hakkında, bir gün bana dedi ki: Dünya kurulalı böyle celî bir besmele yazılmamıştır.’ ”

 

Kaynak: “Ârif - Filibeli Hattat Hacı Arif Efendi”, İslam-Türk Ansiklopedisi, İsmail Hakkı İzmirli, Kamil Miras, Ömer Rıza Doğrul (haz.), İstanbul : Asarı İlmiye Kütüphanesi, 1941. 1. c., s. 495.

 

“Eğer Hamdi Efendi vaktini yazıya hasretseydi dünyada kimsenin namı kalmazdı”

 “ (…) Çok sevdiği talebesinden üstad Necmüddin Okyay onun [Bakkal Arif Efendi’nin]  kudret ve faziletini anlatmakla tüketemiyor. Üstad, Üsküdar’da Toygar tepesindeki evinde, hocası Hacı Arif Efendi hakkında aynen şu sözleri söyledi:

Hocam merhum çok hulûs sahibi bir zattı. Ondan yazı yazanlar mutlaka feyz grömüşler, mevki‘ sahibi olmuşlardır. Yazıyı satıra oturmakta, kürsüsünde yazı yazmakta arkadaşları arasında serefraz olmuştur. Bu hususdaki müstesna muvaffakiyetini hocası Şevki Efendi de takdirle söylediğini Sami Efendiden işittim. (…)

Hocamızın iftihar ettiği en güzide talebesi fazıl üstad Elmalılı Hamdi Efendi Hazretleri idi. Onunla çok alâkadar olurdu. Onun ilmî kudretine hürmet ederdi. Hamdi Efendi daha ziyade ilim ile iştigal etmekle beraber pek az zamanda gayet iyi yazı yazmıştır. Eğer Hamdi Efendi vaktini yazıya hasretseydi dünyada kimsenin namı kalmazdı”

 

Kaynak: “Ârif - Filibeli Hattat Hacı Arif Efendi”, İslam-Türk Ansiklopedisi, İsmail Hakkı İzmirli, Kamil Miras, Ömer Rıza Doğrul (haz.), İstanbul : Asarı İlmiye Kütüphanesi, 1941. 1. c., s. 495.

EDİTÖRDEN

SEMİNERLER

Vakıf faaliyetlerinin en gelenekseli olan seminerler, her yıl güz ve bahar dönemlerinde gerçekleşiyor.

DETAYLI BİLGİ


BİZİ TAKİP EDİN

Vakfımızla ilgili gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.