Jöntürk Modernizmi ve “Alman Ruhu”

Mustafa Gencer

İlk izlerine 18. yüzyıl başlarında rastladığımız Batılılaşma/Garplılaşma hareketi, Osmanlı toplumunu önemli ölçüde etkilemiştir. 1700’lerin sonundan itibaren askerî alanda alınan üst üste yenilgiler, Osmanlı aydın ve bürokratını o döneme kadar sıkı sıkıya bağlı kaldığı “nizam-ı kadîm” düşüncesinden uzaklaştırarak yüzünü batıya çevirme temayülü içine sokmuştur. Özellikle devlet idarecisi ve seçkinlerinin neredeyse tamamı, kritik hazırlık safhası sonrasında tutum ve eylemleriyle moderniteye kapılarını ardına kadar araladı. II. Abdülhamit, Batı’dan esen modernleşme rüzgârına karşı devletin iç bütünlüğünü korumak amacıyla eklektik bir çözüm arayışı içerisinde devlete sadık Müslüman unsurların kimlik duygularını pekiştirme yoluna gitmiş, sömürgeci İngiltere’ye karşı Avrupa içi dengeleri devreye sokmayı da ihmal etmemişti. Bu çözüm, devletin bütünlüğünü korumada belli bir süre etkili olsa da, Jöntürklerin iktidara gelişiyle Balkanlarda baş gösteren milliyetçilik hareketleri karşısında yetersiz kaldığı gibi iktidarı ele geçiren Jöntürkleri yeni çözüm arayışlarına sevk etmiştir. Batı karşısında geri kalmışlılığı bertaraf etmek amacıyla eğitim sisteminde değişikliğe gidilmiş, Alman tarzı eğitim sistemi model alınmıştır. Böylelikle eğitimin hem yapısı, hem de muhtevası değiştirilerek yeni bir eğitim sistemi oluşturulmaya çalışmıştır. Askerî alanla başlayıp sivil alana doğru yayılan bu sistemle “Batılı standartlarda insan” yetiştirilmesi hedeflenmiştir.    
Osmanlı üzerine çalışma yapan çok sayıda entelektüel, Osmanlı’da batılılaşmanın seyri üzerine bugüne kadar birçok eser kaleme almıştır. Bunlardan biri de, Dr. Mustafa Gencer’in Jöntürk Modernizmi ve ‘Alman Ruhu’ 1908-1918 Dönemi Türk-Alman İlişkileri ve Eğitim kitabı. Eser, Gencer’in 2001 yılında Bochum Ruhr Üniversitesi, tarih bölümünde tamamladığı doktora tezinden mülhem. Yalnız bu kitap hazırlanan tezin tercümesi olmayıp, yazar tarafından yeniden kaleme alınmış ve 2003 yılında İletişim Yayınları tarafından basılmıştır. 
Son dönem Batılılaşma hareketinin seyri üzerine hazırlanan bu çalışma, Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından mutat olduğu üzere tertiplenen Bir Kitap Bir Yazar toplantılarının Mart ayı programında, yazarının katılımıyla tartışıldı. Gencer toplantıda öncelikle kitabın hazırlanış safhası, kaynakları ve bunlar çerçevesinde ulaştığı sonuçları özetleyerek Osmanlı’nın son dönemindeki eğitim politikası, özellikle de Jöntürklerin modernleşme tecrübesini değerlendirdi.
Gencer, kaleme aldığı bu çalışmasını girişle birlikte altı ana bölüm altında incelendiğini; giriş bölümünde çalışılan konunun sorunsalı, metodolojisi, kaynakları ve bulgularını ortaya koyduğunu; ikinci bölümünde ise, II. Abdülhamit döneminden başlayarak Türk-Alman ilişkilerinin tarihî arkaplanı ve bu ilişkilerin Jöntürk dönemi ile birlikte gelişimi üzerinde durduğunu ifade etti. Son dönem Osmanlı eğitim politikasıyla toplumda yaşanan dönüşümü, özellikle 1908 öncesi modernleşme sürecinden başlayarak Osmanlı eğitim sisteminde yaşanan değişimi, eserin üçüncü bölümünde ele aldığını belirtti. Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesiyle başlattığı ulusal eğitim politikasını iki evrede değerlendiren Gencer, 1908-1913 yılları arasında devletin, Alman prestijini artırma ve Alman düşüncesinin yaygınlaştırılması amacıyla daha çok elit tabakayı kazanma yoluna gittiğini; ikinci beş yıl olan 1913-1918 yılları arasında ise, eğitim politikasında bir değişimin yaşandığını ve ulusal bilincin yaygınlaştırılması maksadıyla toplumun diğer katmanlarının da bu eğitim sistemine dahil edildiğini söyledi. Yine bu bağlamda Alman öğretmenlerin Osmanlı okullarında görevlendirilmeleri, Alman profesörlerin Darülfünun’u modernleştirme çabaları ve bu süreçte Alman profesörlerin tesirlerine dair malumat verdi.
Kitabının dördüncü bölümünde Alman kültürünün transferinin tarihî seyrine yer veren Gencer, Almanların şarktaki kültür çalışmalarının tarihî arkaplanını ortaya koyarak 1911-1918 yılları arası Osmanlı elitinin Almanya’ya yaptıkları seyahatleri, Osmanlı’da Almanların dil politikası ve I. Dünya Savaşı esnasında artan Türk-Alman ilişkilerini ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi.
Osmanlı Devleti’nin iktisadî alandaki modernleşmesine de değinerek, Almanya’nın Türkiye’deki, özellikle tarım ve ulaşım alanındaki iktisadî faaliyetleri, yine bu dönemde Jöntürklerin oluşturmaya çalıştıkları milli ekonomi politikası ve bu alanda planlanan reformların bir an önce gerçekleştirilmesi maksadıyla Almanya’ya gönderilen Türk gençlerin orada aldıkları eğitim ile ilgili, eserin beşinci bölümünde bulunan görüşlerini aktardı. Sonuç bölümünde ise, kitapta ele aldığı konuları değerlendirmeye tabi tutarak kısaca özetledi. 
Gencer’in konuşmasında dikkat çektiği diğer bir konu, Almanya’nın kendi siyasî menfaatleri doğrultusunda Osmanlı’ya elini uzatması, Osmanlı’yı “Alman Mısır’ı” olarak görmesiydi. Almanya’nın bu siyaseti kendisi açısından bir ikilemi de beraberinde getirdi. Yapılan reformlarla Almanya, Osmanlı’yı “Mısır” haline getirirken aynı zamanda Osmanlı da kendi içinde bu yeni reformlarla güçlendi; hatta Osmanlı bu gelişmelerle Almanya’ya karşı daha güçlü konuma geldi. Gencer’e göre, Jöntürklerin planladığı Türk-Alman ilişkilerinde karşılıklı kültürel etkileşim sınırlı oranda gerçekleşse de, bu etkileşim tek yanlı; yani Almanya’dan Osmanlı’ya doğru bir seyir izlemiştir.  
Gencer’in 2001 yılında tamamladığı doktora tezi esas alınarak hazırlanan bu eser, arşiv belgeleri, ikincil kaynaklar ve yeni araştırmalarla desteklenmekte, Türk arşiv kaynaklarının yanı sıra detaylı bir Alman arşiv taramasını da içermektedir. Eser, Osmanlı-Alman kültürel ilişkilerine ışık tutacak ve bundan sonraki çalışmalara kaynaklık edecek niteliktedir.
Toplantı sonunda katılımcıların yönelttiği; sözkonusu reformlar karşısında Almanya’ya karşı menfi bir tutumun sergilenip sergilenmediği, Almanların Osmanlı’daki çalışmaları içerisinde misyonerlik faaliyetinin olup olmadığı ve dönemin milliyetçi kanadının “millî” olmayan bir eğitim politikasını nasıl benimsediği yönündeki sorulara Gencer’in verdiği cevaplarla oturum sona erdi.  
 

EDİTÖRDEN

SEMİNERLER

Vakıf faaliyetlerinin en gelenekseli olan seminerler, her yıl güz ve bahar dönemlerinde gerçekleşiyor.

DETAYLI BİLGİ


BİZİ TAKİP EDİN

Vakfımızın düzenlediği programlardan (seminer, sempozyum, panel, vs.) haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.