İslami Finansın Temel İlkeleri ve Bazı Ürün Uygulamaları

Sabri Ulus

22 Şubat 2014

Değerlendirme: Abdurrahman Yazıcı

“İktisat Konuşmaları” toplantı dizisinin on birincisinde, Bank Islam Brunei Darusselam (BIBD)’ın hazine ve piyasalardan sorumlu direktörü ve Fajr Capital’in uluslararası ilişkiler sorumlusu Sabri Ulus’u konuk ettik. İslami finans araçları ve uluslararası piyasalardaki uygulamaları konusunda son derece verimli bir toplantı gerçekleştirdiğimiz Ulus, konuşmasına İslami finansın ilke ve amaçlarına değinerek başladı. İslami finansın klasik bankacılıktan farklarına temas eden Ulus, İslami finans sektöründe faaliyet gösteren dinî danışma kurullarından, buradaki sınırlı sayıdaki danışmanlardan, eğitim ve uzmanlık alanlarından ve banka yönetimleriyle ilişkilerinden ve bu kurulların fonksiyonel problemlerinden bahsetti.Dinî danışmanlarla yapılan toplantıların kısalığından dolayı çıkartılacak ürün ve dokümanların müzakere sürelerinin kısıtlı olduğunu belirten Ulus, benzeri olumsuzlukları aşmak için İslami bankalar ile UBS, HSBC ve Deutsche Bank gibi faizsiz finans hizmeti deveren bankaların bünyelerinde danışma birimleri oluşturulduğunu ve öncelikle bu birimlerin onayının alınması yoluna gidildiğini belirtti. Dinî danışma kurullarının fonksiyonlarının ülkeden ülkeye farklılık taşıdığına, faizsiz finans sektörünün denetlenmesiyle ilgili BDDK ve AAOIF benzeri denetim kurumlarının tesisinin önemine değinen Ulus, bu kurulların mevcut yetkileriyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Danışma kurullarının görevleri, piyasaya çıkartılacak ürünleri onaylamakla bitmeyip bankalardaki dinî danışma birimleriyle koordineli iç denetimle devam etmektedir. Ayrıca zaman zaman çeşitli sebeplerle daha önce verdikleri bazı fetvaları geri çekerek onay verdikleri ürünlerin piyasadan çekilmesini sağlamaktadırlar.”

Faizsiz finans sistemini, günümüzdeki büyüklüğüyle “okyanusta bir damla”ya ve “kapitalist sistemin gölgesinde hızlı büyümeye çalışan bir çocuk”a benzeten Ulus, konuşmasının bir bölümünü faizsiz finans kurumlarının fon toplama ve kullandırma yöntemlerine ayırarak bu enstrümanların dünyadaki uygulamaları hakkında bilgiler verdi.

Türkiye’de mudârebeye ağırlık verilirken yurtdışında vekâlet, murâbaha ve vedîa vb. yöntemlerin de piyasada yer aldığını belirten Ulus, mudârebe (emek-sermaye ortaklığı) ve müşâreke (sermaye ortaklığı) gibi araçları piyasadaki uygulamalarıyla açıkladıktan sonra vekâlete de değindi. Vekâlete dayanan teverrük temelli “emtia(commodity) murâbaha” hakkında bilgi veren Ulus, Umman ve Bahreyn gibi ülkelerde bu ürüne izin verilmezken Malezya, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerde uygulama alanı bulduğunu, bu enstrümana daha çokârını sabitlemek isteyenlerin başvurduklarını söyledi.

Devamında vedîa, selam, istisna ve teverrük gibi ürünlerin piyasalardaki uygulamalarına değinen Ulus, dinî danışmanların sadece işletme sermayesi ihtiyacı veya başka alternatif olmaması durumunda teverrük ürününe cevaz verdiklerini belirtti.

Faizsiz finanstaki kredi kartı uygulamalarına ve borcun vadesinde ödenmemesi halindeki cezalarına değinen Ulus, uygulamaların ülkeden ülkeye ve bankadan bankaya farklılıklar taşıdığını belirtti ve halen çalıştığı BIBD’daki kredi kartı sistemi uygulaması hakkında detaylı bilgiler verdi. Yaklaşık on farklı çeşidi olmakla birlikte en fazla icâre sukukunun çıkarıldığını belirten Ulus, zaman zaman kira, mudârebe ve vekâletin birlikte olduğu karma sukukların da çıkarıldığını belirterek sukukun Türkiye ve dünya piyasalarındaki uygulamasını anlattı.

Faizsiz finans sektöründeki sigorta ile konvansiyonel sigortacılık arasındaki temel farklılığın fon değerlendirme olduğunu belirten Ulus, faizsiz sigorta sistemindeki diğer temel esasları da şöyle sıraladı: İslami esaslara uyulması, opsiyona müsaade edilmemesi, sosyal yardımlaşma/vakıf merkezli olması.

Soru-cevap bölümünde ise İslami finansın güncel araştırma ve tartışma alanları olan yapılandırılmış ürünler, türevler, benchmark oranı, karz-ı hasen ve hazine yönetimindeki faizsiz uygulamalara temas eden Ulus, faizsiz finansın klasik bankacılık araçlarını taklitten ziyade hâlen yaptığı şekilde proje finansmanı sağlayıcı, reel ekonomiyle iç içe, müşterileri tanıyan, spekülatif işlemlerden uzak, ürün çeşitliliği ve işlemlerin özünü dikkate alan tavrının önemini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

EDİTÖRDEN

SEMİNERLER

Vakıf faaliyetlerinin en gelenekseli olan seminerler, her yıl güz ve bahar dönemlerinde gerçekleşiyor.

DETAYLI BİLGİ


BİZİ TAKİP EDİN

Vakfımızın düzenlediği programlardan (seminer, sempozyum, panel, vs.) haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.